İktisadi Dalgalanmalar ve İç Denetim
19.10.2025
Kapitalizm bir iktisadi sistem olarak krizleri içinde barındıran ve belirli bir ekonomik seviyeye geldiği noktada krizlerle karşılaşabilen bir sistemdir. Olumlu ya da olumsuz tarafları hakkında bir değerlendirmeye girilmeksizin, bu niteliğinden hareket ederek, bu sistem içinde faaliyette bulunmakta olan kurumlarda, ekonomik kriz döneminde iç denetim faaliyeti nasıl yürütülmeli ve bu dönemlerde iç denetimin en etkin şekilde işlemesi için hangi stratejiler takip edilmeli sorularından hareketle bu yazıyı kaleme almaktayız.
Küresel ölçekteki yavaşlamalar ülkelerin iktisadi fay hatlarını tetikleyebilmekte ve bunun sonucunda krizler meydana gelebilmekte ya da ticari ilişkiler vasıtasıyla global ekonomik yavaşlamaların lokal sonuçları olabilmektedir. Böyle dönemlerde kurumlar stratejik düzeyde çeşitli kararlar alabilmektedir. Yine bu dönemlerde maliyet odaklı yaklaşımlar öne çıkabilmekte, verimlilik tartışılabilmekte; değerlendirmeler neticesinde kurumlar küçülmeye gidebilmektedirler.
İktisadi koşulların güçleşmesi başlı başına büyük bir risk iken, bu durumun tetiklediği diğer bir çok risk de (ardıl riskler) ortaya çıkabilmektedir. Akla ilk gelen örnekler olarak işin sürekliliğini de etkileyebilecek olan girdi tedarik riski, operasyonel kalitede azalma, müşteri kayıpları, ürün/hizmet nitelik ve niceliğinde azalma, alacakların tahsil kabiliyetinde azalma ve suistimal riskinde artış gibi.
Kriz dönemlerinde doğrudan kurumları etkileyen bu risklerin yanı sıra türev riskler olarak adlandırılabilecek, diğer bir deyişle, meydana gelen bir dışsal riskin etkilerini hafifletmeye yönelik alınan aksiyonlar sonucu doğabilecek yeni riskler de söz konusu olabilmektedir. Örneğin kriz dönemlerinde personel azaltımına gidilmesi gibi bir uygulamada, iç kontrol sisteminin olumsuz etkileneceğine ilişkin hususlara literatürde değinildiği görülmektedir[1].
Yukarıda bahsedilen risklerin gerçekleştiği olumsuz bir senaryoda iç denetim en etkin şekilde nasıl yürütülmeli? sorusunun cevabı tabii ki kurumdan kuruma değişebilecektir. Etkin bir risk yönetim sistemi olan kurumlarda bu riskler değerlendirilmiş ve etkileri hafifletebilecek konularda aksiyonlar alınmış olabilecektir. Risk yönetim sistemi olmayan ya da etkin işlemeyen kurumlarda ise mevcutta bir iç denetim birimi varsa iç denetim biriminin risk farkındalığı sonuca tesir edebilecektir. Bu durumda iç denetim birimlerinin denetim evreni konusunda normalden daha kısa dönemlerde değerlendirme yapmaları, etraflı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla, güncel ortaya çıkabilecek risklere yönelik düşünmeleri faydalı olabilecektir. Denetim evreninin değerlendirilmesinde dinamik bir yapıda görev yapılıyorsa, diğer birimlerin katkısının alınması fayda sağlayabilir. Statik yapılarda ise daha muhafazakar ilerlenebilirse de tavsiyemiz “ne kadar bilsen de istişarede fayda vardır” şeklindedir.
Yine böyle bir durumda, kurum yönetimiyle mevcut olan iletişimin bir derece ileriye götürülmesi ve yönetim talebiyle güvence faliyetlerine ek olarak denetim planında danışmanlık faaliyetlerinin ağırlığının normal döneme göre artırılabileceği değerlendirilebilir. Böyle dönemlerde, özellikle dışsal risklerin (örneğin kurum dışı ve ülke mevzuatı kaynaklı doğabilecek) dikkate alınması ve ilişkili içsel risklerin ortaya konarak risk kütüğüne yeni risklerin eklenmesi ve bunların değerlendirilmesi hususunda yönetime destek olunması, iç denetimin katma değeri açısından değerli olabilecektir. Ayrıca danışmanlık faaliyetleri iç denetim hizmetlerinin kurum genelinde tanıtımı için bir fırsat olarak tanımlanabilir.
Ekonomik daralma dönemlerinde kurumlar bir çok risk etkeni ile karşılaşırken çalışan davranışlarındaki değişim de bunlardan bir diğeri olmaktadır. Özellikle hayat şartlarının zorlaştığı bir ortamda, suistimal üçgenindeki (ki bazı çalışmalarda “hile karosu" olarak da belirtilmektedir[2]) faktörler arasında bulunan “baskı” unsurunun giderek artacağı ve etik bilinci yüksek olmayan personelde bunun suistimale yönelik fiillere dönüşmesi olasılığı yükselebilecektir. Bu durumun zayıf iç kontrollerle birleşmesi durumunda suistimale hazır bir ortamın doğabileceği ve bunun sonucunda şirket zararlarının oluşabileceği aşikardır.
Bu noktada iç denetim ekiplerinin daha proaktif bir tutum takınmaları faydalı olabilecektir. Literatürdeki adıyla “çevik denetim” yaklaşımı benimsenerek, kurumların karşı karşıya oldukları belirsizliklerle dolu kriz ortamındaki risklere yeni bir denetim anlayışı ile reaktif yaklaşılarak, denetim faaliyetinin faydası artırılabilir[3]. Bu metodun benimsenmesi, denetim kapsamından, denetim süresine, görev prosedürlerinden denetimin raporlamasına kadar bir çok hususta etkileri olabilecektir[4]. Dolayısıyla iç denetimde de esnek ve proaktif uygulama ve yaklaşımların, özellikle de ortaya çıkabilecek kriz dönemlerinde izlenmesi faydalı olacaktır denebilir.
Proaktif yaklaşımın güzel bir örneği Sönmez Özekicioğlu’nun[5] finans sektörü ve bankacılık özelindeki çalışmasında yerini bulmaktadır. “Günlük Aksiyon Formu” ile kriz dönemlerine özgü bir yaklaşımla kurum - müşteri ilişkileri, fiyatlama politikası, teminat kontrolü, müşteri - sektör ilişkileri, kredi türü revizesi gibi hususlar bir işleyiş çerçevesinde değerlendirilmekte ve etkin bir denetim faaliyetinin işleyişini kolaylaştırabileceği belirtilmektedir.
Topal ve Demir[6] yapmış oldukları çalışmada, 2018 Türkiye ekonomik krizi sürecinde, etkin bir iç denetimin (ve sürdürülebilirliğin) kurumların performansı üzerine etkilerini araştırmış ve olumlu bir ilişki olduğu sonucuna ulaşmışlardır.
Bir başka çalışmada ise[7] ifinans sektörü ve bankalar özelinde değerlendirme yapılarak, finans sektörü ve bankalar özelindeki iç denetim sistemlerinin bankacılık krizlerinin etkilerini sönümleyebileceğine değinilmiştir.
Özetle; hem bir güvence fonksiyonu, hem erken uyarı mekanizması, hem de kurum yönetimlerinin başvuru kaynağı olarak iç denetim bölümlerinin kriz dönemlerindeki katkısının yadsınamaz olduğu elbetteki açıktır.
Bu katkının kriz dönemlerinde azami düzeye yükseltilmesi için;
Kurum yönetimleri ile iç denetim bölümleri arasındaki iletişim sıklığının normal zamana göre daha da artırılması,
İç denetim bölümünü yeni oluşturulacak ürün/hizmet süreçlerine dahil ederek risk ve kontrol uzmanlığından faydalanılması,
İç denetim ve tüm gerekli bölümlerden personelin bulunduğu ve hızlı bir değerlendirme ve aksiyon ekibinin kurulması,
Bu ekipler içinde iç denetim, bilgi teknolojileri, hukuk, insan kaynakları, operasyon, satış, kurumsal iletişim, finans ve muhasebe biriminden çalışanların mutlaka bulunması,
Saha yapılanması geniş olan kurumlar için yedek ekiplerin ya da boşluk doldurabilecek personelin bulunması (yedeklemenin yapılmış olması),
İç denetim planlarında revizyona gidilmesi ve danışmanlık faaliyetlerinin oranının güvence faaliyetlerine nazaran biraz daha yükseltilmesinin değerlendirilmesi,
İç denetim ekiplerinin bütünsel yeteceğinin güncel ve acil ihtiyaçlara uygunluğunun değerlendirilmesi ve niteliğin daha da geliştirilmesi için eğitim, seminer vb. bilgi artırıcı çalışmalar başta olmak üzere bir çok başlıkta aksiyonlar alınması faydalı olabilecektir.
Saygılarımızla.
DİPNOT ve KAYNAKLAR
[1] Hülya BOYDAŞ HAZAR, Ekonomik Kriz Dönemlerinde Toplu İşten Çıkarmaların COSO İç Kontrol Ortamına Etkisi, Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, ss. 104 - 114, s.113.
[2] Banu TARHAN MENGİ, Hile Denetiminde Yetkinliklerin Değerlendirilmesi - Hile Karosu, Mali Çözüm, 22 (114), ss. 113 - 128.
[3] N. Gözde BİRCAN, Belirsizlik ve Kriz Durumlarında Çevik Denetim Anlayışı ve Denetim Mesleği Üzerine Etkileri: Covid-19 Vakası Üzerine Bir Değerlendirme, Mali Çözüm 30 (161), ss. 245 - 258, s. 252.
[4] Yazar eserinde denetim olarak belirtmişse de biz bunu iç denetim olarak yorumluyoruz. Detay için lütfen bknz. N. Gözde BİRCAN, A.g.e., ss. 253 - 255.
[5] Seda SÖNMEZ ÖZEKİCİOĞLU, Türk Bankacılık Sektöründe Denetim Etkinliği: Finansal Kriz Dönemleri İçin Aksiyon Önerileri, Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi, Cilt 16, Sayı 1, 2020, ss. 92 - 107, s. 103-104.
[6] Kadriye Hilal TOPAL, Alper Deniz DEMİR, The Empirical Analysis of the Effectiveness of Internal Audit and Sustainability Practices in Businesses During the 2018 Turkish Economic Crisis, Journal of Applied Microeconometrics, Vol. 4, No .2, 2024, pp.83-95, p.83.
[7] Mahmut Taha EROĞLU, Global Krizler Sürecinde Bankacılık Sektöründe İç Denetim Sisteminin Önemi ve Türkiye Uygulaması, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2010, s.37.